Artvin Maçahel, Camili Biyosfer Alanı ve Borçka Karagöl

Artvin’in Borçka ilçesine bağlı Maçahel, Karçal dağları eteklerinde yer alan bir vadi. Bölge, 1921’de Rusya-Türkiye arasında yapılan sınır anlaşmasıyla bugünkü halini almış. Anlaşma sonucunda vadide bulunan 18 köyün 12’si Gürcistan, 6’sı Türkiye sınırları içinde yer almış. Maçahel’de kalırken konuştuğumuz bir yaşlı amcanın anlattıklarına göre de köylülere hangi tarafta kalmak istedikleri sorulmuş ve çoğunluk Gürcistan (o zamanlar Sovyetler Birliği) tarafını seçmiş. Sınırlarımız içindeki 6 köyün ismi Camili (merkez köy diyebiliriz), Efeler, Kayalar, Uğur, Düzenli ve Maral’dır. Bu arada Maça el, hel ise bilek anlamına geliyormuş Gürcü dilinde.

Yeryüzünde bir cennet: Maçahel

Gürcü sınırı Camili Köyü’nün hemen aşağısından geçiyor. Kış şartları çok çetin geçtiği için, uzun bir süre kar yerden kalkmıyor ve yollar kapanıyormuş. Bu sebepten dolayı köylerdeki acil durumlarda; hastalık, doğum vs. yerli halk Gürcistan-Türkiye arasında imzalanan protokol kapsamında Borçka ya da Artvin yerine özel araçlar ile Gürcü tarafına götürülüyormuş. Maçahel’in bu denli bakir kalmasının sebeplerinden biri, belki de en önemlisi; ulaşımın zorluğu. Yolların kardan dolayı 4-6 ay kapalı kalması ve dışarıdan kimsenin köye ulaşamaması adeta Maçahel’de zamanı durdurmuş ve bölge yapısını koruyabilmiş. Tabi ki bunda yerli halkın da etkisi tartışmasız.

TÜRKİYE’NİN İLK BİYOSFER ALANI

Bölge öyle kıymetli ki; 2006 yılında Unesco tarafından ‘Dünya Biyosfer Rezerv Alanı’ seçilmiş. Nedir bu biyosfer alanı derseniz; ‘küresel öneme sahip doğal alanların korunması ve yöre halkının sürdürülebilir gelişimini sağlamak amacıyla UNESCO tarafından onaylanan alanlar’ şeklinde açıklanabilir. Dünyada bu şekilde 621 rezerv alanı varmış. Ne mutlu bize ki 1 tanesi de bizim topraklarımızda. Keşke yeşilin değerini bilsek, hakkını vererek koruyabilsek.

Yeryüzünde bir cennet: Maçahel

Köylülerin en önemli geçim kaynağı arıcılık-bal üretimi. Rakım farkından dolayı oluşan zengin bitki örtüsü 'Saf Kafkas Arısı’na da ev sahipliği yapıyor. Uzun yıllar bal üretimiyle uğraşan arıcılar, ulusal ve uluslararası platformlarda hem bilgilerini paylaşıyor hem de balın kalitesinin korunması ve daha da geliştirilmesine yönelik çalışmalar yapıyorlarmış. Ayrıca Unesco dışında, Tema ve WWF’de Maçahel’in korunması hususunda aktif rol oynuyor.

KONAKLAMA

Green Roof Otel. Tamamen el yapımı ve ahşap olan otel, samimi, tatlı bir aile tarafından işletiliyor. oteli bizzat sahibi inşa etmiş. Yapımı 4 yıl sürmüş. Sohbeti, hikayeleri çok keyifli. Tavsiye ederim.

ULAŞIM

Tatil öncesi rotayı çıkarırken Maçahel’e kesin gideriz diye plan yaptık ancak bloglarda çok güncel bilgi bulamadığımız için, yolların çok kötü olduğunu öğrendik (güncel olmayan bilgi) ve gitmeme kararı aldık. Artvin’e gelince de tekrar risk alıp gitsek mi diye konuşmaya başladık. Çünkü görmeyi çok istiyoruz ve kiraladığımız araç da gayet yüksek. Kafada deli sorular. Derken Cem Abi’ye (profesyonel rehber) ulaşıp yol durumunu sormak aklıma geldi ve onayı aldık ondan; gözü karartıp düştük Maçahel yoluna. İyi ki de düşmüşüz. Altını çiziyorum; kışın gitmediğiniz sürece; yollar gayet iyi. Sadece yüksek araçla gidin.

Yeryüzünde bir cennet: Maçahel

Borçka’dan başlayıp 2600 metreye tırmandık. Bir taraf uçurum, tamamen sis, göz gözü görmüyor, 20’yle falan çıktık uzun bir süre. Ama o havayı, atmosferi tarif edemem. Eşim korkuyor, ben tedirginim ama garip de bir keyif var içimde. Yolda dağ keçileri ile karşılaşıyoruz. İyice tırmanınca bembeyaz kar karşılıyor bizi. Hava bir anda 10 dereceye düşüy

or. Oksijen çok keskin, kulaklar basınçtan kapanıyor. Hakikaten o duygular çok acayipti. En tepeye çıktıktan sonra da iniş başlıyor. Sis dağılıyor ve bu kez yeşil karşılıyor sizi tüm cömertliğiyle.

Borçka’dan kalkan minibüsler diğer bir seçenek. Borçka-Camili Merkez arası yaklaşık 50 kmlik bir mesafe var. Yazdım en başta ‘kalemim yettiğince’ diye. Maçahel’i ne kadar yazsam az. Hakikaten anlatılamayacak bir güzellik, huzur var orada. Hele bir de gittiğinizde köylülerle sohbete tutuşursanız, tadından yenmez. Gidin ve en az 2 gün kalın, şarj olun, kafayı sıfırlayın; şiddetle tavsiye olunur.